Nevşehir'in Göreme beldesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği peribacası faciasının ardından Kapadokya'daki diğer oluşumların güvenliğ...
Nevşehir'in Göreme beldesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği peribacası faciasının ardından Kapadokya'daki diğer oluşumların güvenliği yeniden gündeme geldi. Maden Teknolojisi Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, aylar önce bölgede çektiği videoda olası tehlikeye dikkat çektiğini belirterek benzer risk taşıyan çok sayıda alan bulunduğu konusunda uyarıda bulundu.
Göreme Açık Hava Müzesi girişinde meydana gelen ve 3 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan çökme olayının ardından açıklamalarda bulunan İçelli, bölgedeki kaya oluşumlarının zamanla yıprandığını ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.
Kapadokya'nın Jeolojik Oluşumu Milyonlarca Yıl Öncesine Dayanıyor
Kapadokya'nın volkanizma ve farklılaşmış erozyon süreçleri sonucunda şekillendiğini belirten Serkan İçelli, bölgedeki jeolojik yapıların yaklaşık 9-10 milyon yıl önce oluşmaya başladığını ifade etti.
İklim değişimleri, yüzey akışları, donma ve çözülme gibi doğal süreçlerin peribacalarının bugünkü görünümünü kazanmasında etkili olduğunu anlatan İçelli, bölgedeki bazı oyukların ise doğal oluşum değil, insan eliyle şekillendirilmiş yaşam alanları olduğunu vurguladı.
İnsan Eliyle Açılan Oyuklar Yapıların Dayanıklılığını Etkiliyor
İçelli'nin açıklamasına göre, yaklaşık 10 milyon yıl önce doğal süreçlerle oluşan kaya yapıları, 4 bin yıl önce insanlar tarafından oyularak yaşam alanlarına dönüştürülmeye başlandı.
Bu yapıların zaman içerisinde çeşitli deformasyonlara maruz kaldığını belirten İçelli, suyun kayaçların içerisindeki etkisine de dikkat çekti.
Suya doyan kayaçlardaki toz ve mineral tanelerinin hareketliliğinin arttığını, gözenek basıncının yükselmesinin ise yapının ağırlaşmasına ve dayanıklılığının azalmasına yol açabildiğini ifade etti. Özellikle insan eliyle oyulmuş ve parçalanmış bölümlerde bu durumun daha fazla deformasyona neden olabileceğini söyledi.
Bölge 1950'li Yıllarda Kaya Düşmeleri Nedeniyle Tahliye Edildi
Kapadokya'daki bazı kaya yerleşimlerinin geçmişte de güvenlik sorunları yaşadığını hatırlatan İçelli, söz konusu bölgenin 1950'li yılların ortalarına kadar aktif bir yaşam merkezi olarak kullanıldığını belirtti.
Ancak kaya düşmeleri ve çökmelerin meydana gelmesi üzerine bölgede yaşayan insanların tahliye edildiğini aktaran İçelli, alanın daha sonra açık hava müzesi olarak ziyaretçilere açıldığını dile getirdi.
“Göçen Yer Gibi Birçok Yer Var”
Yaklaşık iki ay önce aynı bölgede video çekerek tehlikeye dikkat çektiğini belirten İçelli, benzer riskler taşıyan başka noktaların da tespit edildiğini söyledi.
İçelli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“2 ay önce orada bir video çekmiştim, 'Burası kafamıza düşebilir' diye. Göçen yer gibi birçok yerin olduğunu tespit ettik. Bunların tespit edilip güçlendirme olabilir, restorasyon yaparken doğaya uygun bir şekilde restore edebiliriz.”
“Bir Tehlike Varsa Ben Geliyorum Diyor”
Kapadokya'daki tarihi ve doğal yapıların korunması için kapsamlı ve disiplinli bir çalışma yürütülmesi gerektiğini vurgulayan İçelli, riskli alanların tek tek belirlenerek uygun yöntemlerle güçlendirilmesini ve restore edilmesini önerdi.
Bölgenin doğru çalışmalarla yeniden turizme kazandırılabileceğini ifade eden İçelli, sözlerini şu dikkat çekici ifadelerle tamamladı:
“Çok disiplinli bir çalışmayla oradaki yapı turizme tekrardan kazandırılabilir. Bir tehlike varsa bize diyor ki; 'ben geliyorum'. Yeter ki onun dilinden anlayın.”
Göreme'de yaşanan can kayıplarının ardından yapılan bu uyarılar, Kapadokya'daki tarihi kaya oluşumlarının düzenli olarak incelenmesi ve ziyaretçi güvenliğinin sağlanması konusunu bir kez daha gündeme taşıdı.



COMMENTS